3 Nisan 2025 17:08

Biyolojik Bilimler öğrencilerinden "Türkiye Gençlik Hareketinde ODTÜ'nün Yeri" etkinliği

ODTÜ Biyolojik Bilimler öğrencileri Deniz Gezmiş'in yoldaşlarından Mustafa Yalçıner ile "Türkiye Gençlik Hareketinde ODTÜ'nün Yeri" etkinliğinde buluştu.

Biyolojik Bilimler öğrencilerinden "Türkiye Gençlik Hareketinde ODTÜ'nün Yeri" etkinliği

Fotoğraf: Evrensel

Asya Uzun
ODTÜ Genetik Bölümü öğrencisi 

ODTÜ Biyolojik Bilimler öğrencileri Deniz Gezmiş'in yoldaşlarından Mustafa Yalçıner ile hybridformatta "Türkiye Gençlik Hareketinde ODTÜ'nün Yeri" etkinliğinde buluştu. 68 kuşağı ve o dönemki ODTÜ boykotlarından, işgallerinden, gençlik hareketinden neler öğrenilebileceği, günümüzdeki mücadeleyi ilerletmek adına nasıl kullanılabileceği tartışıldı. Hem Biyolojik Bilimler'de yüz yüze hem de online platform üzerinden farklı bölüm ve üniversitelerden onlarca öğrencinin katılımıyla ortak mücadelenin nasıl örüleceği, başarıya nasıl ulaşacağı sorularına cevap arandı. 

Nasıl bir günde nasıl bir yol?

​68 dönemi ile günümüzün farkları ve benzerliklerine vurgu yapan Yalçıner, ABD'nin kendi Amerikancı kadrolarını yetiştirmek adına kurduğu ODTÜ'nün antiemperyalist mücadelenin öncüsü haline gelmesinin koşullarını açarken bugün bu emellerin devam ettiğini; Teknokent ve eğitim müfredatı üzerinden ODTÜ'nün sermayeye, tekellere kadrolar yetiştirmek üzerine bir eğitim kurguladığını anlattı. Durdurduğumuz eğitimin kendisinin sermayenin ve iktidarın ihtiyacı olan bu eğitim olduğu; karşısında özgür fikirli gençler olarak mücadelenin içerisinde eğitilmemizin istenmeyen eğitim olduğu konuşuldu. 

​Günümüzdeki tabloda gençlik hareketinin toplumsal muhalefete yön verdiğine, talepler ekseninde şekillenmeye zorladığına değinen Yalçıner, bu taleplerin ve toplumsal mücadelenin nasıl çizileceği noktasında talepler etrafında ortaklaşma, forumlar alma ve bu forumları güçlü örgütlemeyi başarıya ulaşacak bir mücadelenin en kritik noktalarından biri olarak gösterdi. Örgütlülüğün zorunluluğunun gençliğin geniş kesimleri tarafından görüldüğü bu tabloda, örgütlü hareketin ortak alınan kararlara ortak uyulması anlamına da geldiği öne çıkan bir çıktıydı: neticesinde yolun nasıl örüleceği konusunda farklı fikirlere sahip farklı kesimlerin kendi yollarını örme çabası o yolun kendisini parçalar ve örülemez kılar. 

Bu yolu nasıl ilerleteceğiz? 

​Mücadeleyi siyasal talepler açısından daha ileri bir hatta çekmenin kendisinin de, mücadelenin genel grev genel direniş gibi ileri sloganlarının kitlelerin talebi olarak örgütlendiği noktada başarıya ulaşacağı ve eylemlere katılan kitleler arasında slogan ve talep ortaklığının böyle kurulacağı konuşuldu. 

​Gençliğin toplumsal hareketi tetikleyici gücünü görmek ve bu gücün farkında olarak, gençliğin ortak talepleri etrafında bu mücadeleyi örmek, bulunulan her alanda bu tartışmaları vermek ve bu mücadeleyi yürütmek güçlü bir gençlik hareketinin birikerek devamlılığını sağlamanın yolu olarak ortaya çıktı. Bugün bu mücadeleyi vermek yolunda kararlı olan gençlerin mücadeleyi sönümlendirmek için uzatılmış olan bayram tatilinde bir araya gelip, eski kuşakların devrimcileriyle kafa kafaya vererek bu yolu nasıl öreceklerini en öncelikli gündemleri haline getirmeleri olan bu etkinlik de bu yolun bir parçası.

EVRENSEL'İNMANŞETİ

'Aklı' sermayeye, eli cebimize

'Aklı' sermayeye, eli cebimize

Türkiye’de “akılcı, rasyonel ekonomi” adı altında uygulanan Erdoğan-Şimşek programı, sermayeyi ihya etti, enflasyon ve düşük ücret zamlarıyla emeği her geçen gün daha fazla ezdi. Programla enflasyon, 670 gün sonra ancak devraldığı yüzde 38 noktasına geldi. Emekçilerin gelirleri günden güne erirken, kaynak yüksek faizle sermayeye aktı.

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
4 Nisan 2025 - Sefer Selvi

Evrensel'i Takip Et